TRAVMA VE İYİLEŞMETravma ve iyileşme kitabı;
Psikolojik travmayı ikiye ayırabiliriz. Biri doğal yollarla gelen travmalar ; deprem, sel, hortum bunlara örnek olabilir diğeri ise ‘insan eliyle’olan travmalar. İnsan eliyle olan travmaların kişiye verdiği ruhsal hasar doğal yollarla gelen travmalar daha fazladır.
Olaylar ‘Tanrı’nın işi’olduğunda kurbana sempati duymaya hazır oluruz, fakat travmatik olay insan yapısı olduğunda tanık olanların kurban ve fail arasında taraf tutması gerekir.
Failin tarafını tutmak çok caziptir. Her fail seyircinin hiçbir şey yapmamasını bekler. Kurban ise aksine seyirciden acının yükünü paylaşmasını bekler. ‘savaş ve kurbanlar toplumun unutmak istediği şeylerdir. Acılı ve nahoş olan her şeyin üstüne bir unutuş örtüsü çekilir.
Travma ve iyileşme kitabı zalim ve kurban arasındaki farkları bahsederek başlıyor. Zalim seyirciden hiçbir şey yapmamasını hatta olan biteni unutmasını talep ederken kurban bir eylem bekler. Kurban unutulmamayı, korunulmayı, anlattıklarına inanılmasını, güvenilmeyi talep eder.
Fail suçunun sorumluluğundan kaçmak amacıyla unutmayı teşvik etmek amacıyla elinden gelen her şeyi yapar. Gizlilik ve sessizlik failin ilk savunma hattıdır. Şayet gizlilik başarılamazsa kurbanın inanırlığına saldırır. Her vahşetten sonra aynı bilinen itirazları bekleyebilirsiniz. Asla olmamıştır, kurban yalan söylemektedir, kurban abartmaktadır, kurban buna kendi sebep olmuştur, ne olursa olsun zaman geçmişi unutmanın yola devam etmenin zamanıdır.
Zalim ve mağdur ilişkisinde zalim güçlü, mağdur güçsüzdür. Zalimin anlattıkları etrafında dinleyenlerin inanmak istedikleridir. Mağdurun anlattıklarıysa kimsenin duymak, inanmak istemediği şeylerdir. Peki bu döngü yani zalim ve mağdur döngüsü nasıl ortaya çıkar? Kişi neden bir başkasına ruhsal, fiziksel ya da cinsel anlamda zarar verir? Bu sorunların cevabı kişinin çocukluk yaşantısında yatar. Çocukluk döneminde travmaya uğramayan ya da travmayı izlemeyen kişi ne zalim olur ne de kurban.
Çocukluk döneminde travma yaşayan kişinin kimliği dörde bölünür, kişi bu kimliklerden birini bazen de bir kaçını ilerde kullanmak üzere bir köşede dondurur. Bunlar;
Çocukluk döneminde travmaya uğrayan kişiler bu dört kimlikle hayatlarına devam eder. Örneğin çocukluk döneminde tacize uğrayan kişi yetişkin olduğunda taciz eden olabilir bunun sebebi zalimle özdeşim kurmasıdır. Kendisini onun yerine koyup taciz ettiği kişiyi de kendi yapar. Kendisine yapılan tacizin aynısını karşısındaki kişiye yapar. Bunun nedeni tacize uğrayan kişinin çaresizliğini görmektir. Kendisi de çaresizdi bunu tekrar takrar yaşamak ister. Ya da çocukken annesi şiddete uğrayan kişi şiddete uğrayan kadınları koruma derneği adı altında bir dernek kurabilir. Şiddete uğrayan kişilere barınacak ev, sıcak yemek ve mahkeme desteği sağlayabilir. Bu kişinin koruduğu kişiler annesidir. Şiddete uğramış olan annesini korur kurtarıcı olur.
Mağduriyet gibi görünen pek çok şey böyle baktığımızda kişinin çocukluk döneminde yaşadığı travmatik anıları çözmek için kullandığı bir yol aslında. Kişi çocukluğunda istismara uğramışsa yetişkinlik döneminde de istismara uğramaya açıktır. Eziyet gören kişi eziyet edilmeye açıktır, şiddete uğrayan ya da şiddeti izleyen kişi şiddete uğramaya açıktır. Bütün bunların tek bir nedeni vardır ’tekrarlama zorlantısı’. Bizim beynimiz çocuklukta yaşanan travmatik anıları tekrar tekrar yaşamak ister, o travmatik anıyı çözümlemek için. Her defasında aynı şekilde davrandığı için her defasında çocuklukta yaşadığı travmanın benzerini yaşar. Yani travma bir türlü çözümlenmez, beyin de tekrar etmekten bir türlü vazgeçmez.
Travma ve iyileşme kitabı bu dört döngünün etrafında dönüyor. Çocuklukta yaşanılan travmalar, yetişkinlikte yaşanılan travmalar ve iyileşme ile son buluyor. Psikolojiyle ilgilenen, travma yaşayan, travmatik tecrübelerini anlamak isteyen herkese tavsiye ederim.
Not: Koyu yazılan kısımlar kitaptan alıntıdır.
Aile-İlişki-Evlilik Danışmanı Gülcem Yıldırım; aile danışmanlığı, ilişki danışmanlığı, evlilik danışmanlığı, emdr, eft, bireysel danışmanlık alanlarında çalışan, Bakırköy Psikoterapist, İncirli Psikoterapist, Ataköy Psikoterapist, Bahçelievler Psikoterapist adreslerinde de hizmet vermektedir.
Kişilik bozukluğu kişinin çevreye uyumunu, günlük işlevselliğini bozan, kendinde gerilim- kaygı hali oluşturup, içinde yaşanılan kültürün beklentilerinden sapma gösteren, süreklilik taşıyan bir hal alması durumunda bahsedilen bedensel, düşünsel ve ruhsal özelliklerdir....
EMDR, Türkçe açılımıyla Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme, güçlü bir psikoterapi yaklaşımıdır. Bugüne kadar her yaştan yaklaşık 2 milyon kişinin farklı tiplerde psikolojik rahatsızlıklarının başarıyla giderilmesini sağlamıştır.
Bireysel Psikoterapi kişinin hayatına zorluk yaşadığı herhangi bir dönemde başlayan kendine, çocukluğuna ve ergenliğine gittiği kendiyle tekrar tanıştığı uzun bir yolculuk sürecidir. Bu yolculuk sürecinde terapistin görevi bu uzun yolculuğa eşlik etmektir. Bu süreç minimum altı ay – bir sene sürer.
Ataköy Aile Danışmanı Gülcem Yıldırım, danışmanlık desteği görmek isteyen kişinin, hayatında yanlış giden bir şeyler olduğunu fark etmesi ve bununla ilgili değişime açık olmasını bekleriz. Çoğu zaman bireysel danışmanlık için başvuran danışanların arzusu iyi hissederek iyileşmektir. Bu çok doğal bir istek olmakla beraber danışmanlık süreciyle uyuşmaz. Kendi iç yolcuğuna çıkmak için gelen danışanlar hayatlarında yapacakları her değişiklikten sonra olumsuz duygular hisseder. Bunun sebebi beynin bir konfor alanı vardır. Hep aynı şeyleri yapmak ister, hep aynı yoldan yürümek ister, evde bile hep aynı koltukta oturmak ister. Dolayısıyla kişi bu yolculuk sürecinde hayatıyla ilgili yaptığı her değişiklikte kaygı, korku, endişe gibi bilinmezliğin getirdiği doğal duygularla karşılaşır. Bu süreç geçici olmakla beraber kişinin danışmanlık sürecindeki beklentisiyle uyuşmazlık gösterir.
Seans odası kişinin zaman zaman canının acıdığı, ağladığı, üzüldüğü, şaşırdığı, farkındalığının arttığı, ilişki kurma yetisinin kuvvetlendiği, tıpkı bir ayna gibi kendini gördüğü, kendisiyle tanıştığı bir yerdir. Kişi neyi sevdiğini, hangi durumlarda öfkelendiğini, neyin onu üzdüğünü, aslında kim olduğunu görür. Uzun, keyifli, zorlu, umutlu bir yolculuktur. Bu yolculuğun sonunda ithaki (mutluluklar ülkesi) ülkesi yoktur.
Ataköy Aile Danışmanı Gülcem Yıldırım: Hayat devam ettikçe olumsuz duygular da devam eder, kayıplar, üzüntüler, öfkeler hepsi devam eder. Seans odasında kişi bu duygularla nasıl başa çıkacağını öğrenir. Duygularıyla savaşmak yerine onları kabul edip, var olmasını izin verip onları seyretmeyi öğrenir. Hissettiklerinin anlamını kendi kendine bulmayı öğrenir. Arkadaşım öyle dediği için bu kadar üzüldüm, annem şöyle davrandığı için öfkelendim, bu kadar çok çalıştığım için bunaldım demeyi öğrenir. Seanslardan sonra çocukluğunda yaşadığı problemlerle bugün karşılaştığında duygusu daha hafif olur. Çocuklukta üzüntü veren anıların duygusu boşaldıkça kişide hafifleme, genişleme, özgürleşme duyguları olur. Danışmanlık sürecinden sonra eskisi kadar yüksek duyguları olmaz. Eskisi kadar dibe çökmez. Üzüntüsü daha az ve geçici olur. Çocukluğunda yaptığı, iyi hissettiren davranışları bulmak da danışmanlık sürecinin ilerlemesinde kişiye çok katkı sağlar. Çocukluğunuzda yaptığınız, iyi hissettiren davranışları bugün yapmak kişinin iyileşmesini sağlar. Sebebi kişinin kendisiyle bağ kurmasıdır, kendi gerçek kimliğiyle bağ kurması.
Online terapiye olan talep, teknolojinin ve internet kullanıcılarının günümüzde hızla artması ile beraber ciddi oranda artış göstermiştir. İnternet kullanımının yaygınlaşması, bütün dünyaya erişimi tek bir tuşa indirgemiştir. Ülkemizde henüz çok yaygın olmasa da dünyada yaygın olarak kullanılan online terapinin ükemizde de çok yakın bir gelecekte hızla yaygınlaşacağı kanaatindeyim.
Günümüzde zaman, ulaşım ve yoğun iş şartları nedeniyle pek çok kişi yüz yüze danışmanlık desteği almakta zorlanıyor. Hal böyle olunca danışmanlık desteği almak için online terapiye olan ilgi ve talep gitgide artıyor. Online terapi özellikle; yurt dışında bulunup dil sorunu nedeniyle danışmanlık desteği alamayan kişiler, yoğun iş temposundan dolayı zaman bulamayanlar, içe dönük kişiler, hali hazırda danışmanlık desteği alırken şehir ya da ülke değişikliği yapanlar ve herhangi bir sebepten yüz yüze danışmanlık sürecini tercih etmeyenler için kurtarıcı bir nitelik taşıyor.
Online Terapi ;internet üzerinden görüntülü ve sesli olarak gerçekleştirilen bir danışmanlık hizmetidir. Online terapi uygulaması genellikle skype, zoom, google meet ya da whatsapp görüntülü arama üzerinden yapılır. Online terapi seansları için internet bağlantınızın ve bilgisayarınızın ya da telefonunuzun olması yeterlidir. Online terapi sırasında sessiz, rahatsız edilmeyeceğiniz bir ortam olması gerekir.