RandevuDanışan Yorumları

Sağlıklı Beslenme Takıntısı (Ortoreksiya Nervosa)

Sağlıklı beslenme takıntısı; kişinin organik olmayan gıdaları tüketmemesi, marketten alışveriş yaparken gıdaların içeriğiyle aşırı derecece ilgilenmesi, dışardan yemek yiyememesi, sürekli zihninin yiyeceklerle meşgul olmasını kapsayan ruhsal bir hastalıktır. Bu takıntıya sahip olan kişiler yiyecekleri çiğ tüketmek ister. Yedikleri yiyeceklerin pişirildiği kapla aşırı ilgilenir. Yiyeceğin kalitesi bu takıntıda en önemli etkendir.

Sağlıklı beslenmek, sağlıklı ve zinde bir vücuda sahip olmak yaşam için herkesin hemfikir olduğu bir konu fakat sağlıklı beslenmeyi takıntı haline getirmek yaşamı zorlaştıran, sosyal ilişkileri bozan hatta süreçte sağlığı bozan bir hal alıyor.

Organik Gıda Bir Pazarlama Stratejisi

Endüstrileşmeyle birlikte paketli gıda sayısı sürekli artıyor. Örneğin şekerin içine kakao, süt, fındık gibi bir kaç ürün koyup paketlediğinizde bir kilo şekerin fiyatına eşdeğer oluyor. Hal böyle olunca paketleyip satmak üretici açısından daha karlı. Süreçte paketli gıdalar git gide artıyor artmaya da devam edecek.

Organik besinler de günümüzde yeni bir tüketim stratejisi. Üretici paketleyerek daha pahalıya sattığı ürünleri, şimdi de organik hâliyle daha yüksek bir maliyete satma peşinde. Dolayısıyla sağlıklı beslenme takıntısı maddi durumu iyi olan kişilerde daha sık raslanan bir takıntı.

Sağlıklı Beslenme Takıntısı nın Sebebi Ölüm Korkusudur

Yiyeceklerin kalitesiyle aşırı ilgilenen bu kişilerin temel duygusu ölüm korkusudur. Bu kişiler normalde de hayatlarının belirli dönemlerinde belirli bazı konulara takıntı yapan kişilerdir.
Yani zaten takıntılı olan kişilerde takıntı yer değiştirir. Daha önce temizlik takıntısı olan bir kişi paketli gıdaların çok zararlı olduğunu öğrendiğinde yiyeceklerle aşırı ilgilenmeye başlayabilir.

Takıntı hastalığının en önemli sebebi çocukluk döneminde kişinin takıntılı bir bakıcısının olmasıdır. Bu kişi anne, teyze ya da çocuğa bakım veren bir yetişkin olabilir.

Uzman Klinik Psikolog Gülcem Yıldırım

Bakırköy Psikolog

Bakırköy Psikolog Gülcem Yıldırım; kişilik bozuklukları, emdr terapisi, eft terapisi, bireysel psikoterapi alanlarında çalışan, Beylikdüzü Psikolog, Bahçelievler Psikolog adreslerinde de hizmet vermektedir.

Kişilik Bozuklukları

Kişilik bozukluğu kişinin çevreye uyumunu, günlük işlevselliğini bozan, kendinde gerilim- kaygı hali oluşturup, içinde yaşanılan kültürün beklentilerinden sapma gösteren, süreklilik taşıyan bir hal alması durumunda bahsedilen bedensel, düşünsel ve ruhsal özelliklerdir....

EMDR Terapisi

EMDR, Türkçe açılımıyla Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme, güçlü bir psikoterapi yaklaşımıdır. Bugüne kadar her yaştan yaklaşık 2 milyon kişinin farklı tiplerde psikolojik rahatsızlıklarının başarıyla tedavi edilmesini sağlamıştır.

Bireysel Psikoterapi

Psikoterapi Nedir?

Bireysel Psikoterapi dediğimiz zaman yetişkin bir bireyin günlük yaşantısını etkileyen, bozan ya da sekteye uğratan her türlü ruhsal sıkıntıdan söz etmek mümkün. Normalliğin tanımı yapılırken hep şu ifade kullanılır, kişinin kendi iç dünyasıyla barışık, sosyal çevresiyle uyumlu bir hayat yaşaması.

Beylikdüzü Psikolog

Beylikdüzü Psikolog Gülcem Yıldırım, psikoterapi desteği görmek isteyen kişinin hayatında yanlış giden bir şeyler olduğunu fark etmesi ve bununla ilgili değişime açık olmasını bekleriz. Çoğu zaman bireysel terapi için başvuran danışanların arzusu iyi hissetmektir. Bu çok doğal bir istek olmakla beraber terapinin süreciyle uyuşmaz. Psikoterapiye gelen danışanlar hayatlarında yapacakları her değişiklikten sonra kötü hisseder. Bunun sebebi beynin bir konfor alanı vardır. hep aynı şeyleri yapmak ister, hep aynı yoldan yürümek ister, evde bile hep aynı koltukta oturmak ister. Dolayısıyla kişi psikoterapi sürecinde hayatıyla ilgili yaptığı her değişiklikte kaygı, korku, endişe gibi bilinmezliğin getirdiği doğal duygularla karşılaşır. Bu süreç geçici olmakla beraber kişinin terapideki beklentisiyle uyuşmazlık gösterir çoğu zaman.

Seans Odasında Ne Olur?

Psikoterapi odası kişinin zaman zaman canının acıdığı, ağladığı, üzüldüğü, şaşırdığı, farkındalığının arttığı, ilişki kurma yetisinin kuvvetlendiği kendine bakma yeridir. Kişi bu odada kendisiyle tanışır, neyi sevdiğini, hangi durumlarda öfkelendiğini, neyin onu üzdüğünü, aslında kim olduğunu görür. Uzun, keyifli, zorlu, umutlu bir yolculuktur. Bu yolculuğun sonunda ithaki(mutluluklar ülkesi) ülkesi yoktur.

Bahçelievler Psikolog

Bahçelievler Psikolog Gülcem Yıldırım: Hayat devam ettikçe kötü duygular da devam eder, kayıplar, üzüntüler, öfkeler hepsi devam eder. Psikoterapide kişi bu duygularla nasıl başa çıkacağını öğrenir. Duygularıyla savaşmak yerine onları kabul edip, varolmasını izin verip, onları seyretmeyi öğrenir. Hissettiklerinin anlamını kendi kendine bulmayı öğrenir. Arkadaşım öyle dediği için bu kadar üzüldüm, annem şöyle davrandığı için öfkelendim, bu kadar çok çalıştığım için bunaldım demeyi öğrenir.Psikoterapiden sonra çocukluğunda yaşadığı problemlerle bugün karşılaştığında duygusu daha hafif olur. Çocuklukta üzüntü veren anıların duygusu boşaldıkça kişide hafifleme, genişleme, özgürleşme duyguları olur. Psikoterapi sürecinden sonra eskisi kadar yüksek duyguları olmaz. Eskisi kadar dibe çökmez. Üzüntüsü daha az ve geçici olur. Çocukluğunda yaptığı, iyi hissettiren davranışları bulmak da psikoterapi sürecinin ilerlemesinde kişiye çok katkı sağlar. Çocukluğunuzda yaptığınız, iyi hissettiren davranışları bugün yapmak kişinin iyileşmesini sağlar. Sebebi kişinin kendisiyle bağ kurmasıdır, kendi gerçek kimliğiyle bağ kurması. Psikoterapi sürecinde bireysel psikoterapi konusunda destek verdiğim ruhsal problemleri şu şekilde sıralayabilirim; Depresyon,Kayıp ve yas terapisi,fobiler,Travma ve iyileşme,Panik Atak,Obsesif Kompulsif Bozukluk,Bağımlılık,Özgül Fobi,Sosyal Fobi,Yaygın Anksiyete Bozukluğu,Kişilik Bozuklukları



Zuhuratbaba Mah. İncirli Cad. No:47 Osmancık Apt. Kat:1 daire 2, Bakırköy