RandevuDanışan Yorumları

Anlamsızlık duygusu nedir? Anlamsızlık duygusuyla nasıl başedilir?

Anlamsızlık duygusu; günümüzde gittikçe artan, sıkça karşılaştığımız duyguların başında gelir. Anlamsızlık duygusunun altında yatan temel duygu hayalkırıklığıdır.

Günümüzde sosyal medya kullanımı gittikçe artıyor ve artmaya da devam edecek. Sosyal medyanın kullanımının artması insanların birbirlerinin özel hayatlarını en ince ayrıntılarına kadar görmelerini sağlıyor. Ne yiyor, nereye gidiyor, nerde tatil yapıyor, ne giyiyor, nerde geziyor herkes birbirini takip ediyor. Daha sonra insanlar kendilerine bir hedef koymaya başlıyor, ben de oraya tatile gideyim, ben de şu kıyafeti alayım, benim de şöyle bir arabam olsun diyor. Kişi koyduğu bu hedeflere ulaştığında iyi hissedeceğini zannediyor. Bu hedeflerini gerçekleştirdiğinde ise yaşadığı duygu anlamsızlık oluyor.

İkili İlişkilerde Anlamsızlık Duygusu(Sevgili, eş, partner)

Sevgili, eş, ya da partner ilişkilerinin başlangıcında kişi karşı cinsten olan kişiye çok fazla değer verir, çok iyi davranır, her dediğini yapar. Bir gün karşı taraftan beklemediği bir davranış görür. O güne kadar verdiği emek sanki boşa gitmiş gibi hisseder. O zaman gelecek olan duygu ise yine anlamsızlık duygusudur.

anlamsızlık duygusu

İkili ilişkilerde kişiler ilişkinin başlangıcında birbirlerinin olumsuz yanlarını görmezden gelme eğiliminde olur. Kişi partnerini olduğundan daha anlayışlı, daha empatik, daha sıcakkanlı olarak algılar. İlişkinin coşkulu dönemleri bittiğinde diğerinin o kadar da anlayışlı olmadığını, o kadar da değer verilmeyi haketmediğini düşünür. Yaşanılan hayal kırıklığı önce öfkeye sonrasında ise ilgisizliğe dönüşür.

Ancak yaşanılan düş kırıklıklarına dayanabilen ve onları işleyebilen kişiler de vardır. bunu başaranlar saygı ve güven ağırlıklı sürekli ilişkiler kurabilirler.

İş Yaşamında Anlamsızlık Duygusu

Kişi kendisine iş yaşamında bazı hedefler koyar. Örneğin iyi bir üniversitede okumak, kendisini geliştirecek önemli eğitimleri almak, şirketini büyütmek, kurumsal bir şirkette çalışmak gibi.Örneğin kurumsal bir şirkette çalışırsam çok mutlu olurum diye düşünür. Çaba gösterir, emek verir, zamanının çoğunu bu işte çalışmak için kendini geliştirerek geçirir. Kurumsal dediği hayalini kurduğu şirkete girdiğinde aslında bu şirketin çok da kurumsal olmadığını anlar. İnsanların birbirini itip kaktığını, mobing uygulandığını görür. O kadar emek verip böyle bir çalışma ortamına girmek kişide anlamsızlık duygusu yaratır.

Bazen de hedeflerinin bitmesi kişide anlamsızlık duygusuna sebep olur. Örneğin şu geziye gideyim, şu evi alayım, şöyle biriyle evleneyim, şu kadar çocuğum olsun, şöyle bir işim olsun der kişi. Bir süre sonra hedeflediği her şeyi yapar. Hayatta hedefleyecek bir şeyi kalmaz. Hedeflediği her şeyi gerçekleştirmek de kişide anlamsızlık duygusuna sebep olur.

Anlamsızlık Duygusunun Çocukluk Yaşantısıyla Bağlantısı

Anlamsızlık duygusunun kaynağı çocukluk yaşantısıdır. Anlamsızlık duygusunu bugün yaşıyorsanız çocukluğunuzda da zaman zaman bu duyguyu yaşadığınız anılar vardır. Yani yukarda söylediğim şeyleri yaşadığınızda zihniniz çocuklukta yaşanan anlamsızlık duygusu olan anılarla bağlantı kurar ve her şey size saçma gelir.

Anlamsızlık duygusu bazen size ait değildir. Çocukluğunuzda size bakım veren bakıcı her kimse anne, teyze vs bu kişilerin anlamsızlık duyguları vardır. Bu duyguları size yüklemeye çalıştıkları anılar vardır. Bu anıların çalışılması ve içindeki duygunun boşaltılması gerekir.

Anlamsızlık Çok Güçlü Bir Duygudur

Anlamsızlık çok güçlü bir duygudur, insanları çok rahatsız eder. İnsanlar aslında özünde çok hiperaktiftir, hareketlidir. İnsanların hareketli olmasının sebebi bir çeşit yem bulma, besin bulma davranışıdır. Bu duygu ilk çağlarda gelme evrimsel bir duygudur. Hayvanlar ormanda sürekli dolaşır, yiyecek bulmaya çalışır, biz de böyleyiz, sürekli hareket halindeyiz, durmak istemeyiz. Kişinin hedefleri bittikçe, arama duygusu bittikçe anlamsızlık duygusu gelir.

anlamsızlık duygusuBazen kişi bu duyguyla başa çıkamayarak kendine zarar verme eğiliminde olabilir. Anlamsızlık duygusuna dayanamayan kişi bağımlılık yapan maddelere yönelebilir, kendine zarar verebilir, intihar düşüncesi olabilir çünkü bu duyguyu çok rahatsız edici bir duygudur.

Anlamsızlık Duygusuyla Nasıl Başedilir?

  • Anlamsızlığı tetikleyen monoton yaşamaktır. Yaptığınız bir şey çok iyi bile gelse zaman zaman ondan vazgeçmek, hayatınızda yenilikler, yeni şeyler yapmak çok iyi gelir. Örneğin bir hobiniz var, balık tutmayı çok seviyorsunuz ama ara ara anlamsızlık duygusu geliyor. O zaman bir süre balık tutmaya ara vermeniz başka bir hobi yapmanız size iyi gelecektir. Ya da işe giderken hep aynı yolu kullanıyorsunuz o yolu değiştirmeniz anlamsızlık duygunuzu bozar. Sabah rutininizi değiştirmeniz, evinizdeki eşyaların yerini değiştirmeniz, yediğiniz yemekleri değiştirmeniz anlamsızlık duygunuzu bozar. Yenilikler monotonluğu bozar, monotonluğu bozmak da anlamsızlığı bozar.

 

  • Çocukluğunuzda, ergenliğinizde yaşadığınız anlamsızlık duygularının anılarıyla bağlantı kurmak. Anlamsızlık duygusu çok güçlü bir duygu olduğu için bunu kendi kendinize yapmak zordur. Bununla ilgili bir psikoterapistten destek alabilirsiniz. Emdr tekniğiyle çocukluğunuzda yaşadığınız anlamsızlık duygularının anılarını hatırlarsınız ki bu anılar bilinçdışına bastırılmış anılardır çoğu zaman. Hatırladığınız bu anıların duygularını eft tekniğiyle boşaltırsınız. Bilinçdışına bastırılan anılar sizi otomatik pilotta yönetir. Dolayısıyla bu anıların hatırlanması ve işlemlenmesi(anının içindeki olumsuz duygunun boşaltılması) kişinin rahatlamasını sağlar.

 

  • Kendinize iç odaklı hedefler koyun. Bazı insanlar stressiz ve gürültüsüz bir yaşamı hedefler, bazı insanlar işinde başarılı olmayı hedefler, bazı insanlar büyük bir aşk yaşamayı hedefler. Herkes kendine özel ve eşsizdir. O yüzden dünyada ne kadar çok insan var o kadar çok yaşama nedeni vardır. Dış odaklı hedeflerinizin yanında kendinize iç odaklı hedefler koyun. Bunun için kendinize şu soruları sorup cevaplarını uygulayın. Hayatın ‘seni canlandırdığını’ hissettiğin şeyler ne? Neyi yaparken kendin gibi hissediyorsun? (neyi yaparsan kendin gibi hissedersin). Kendin için ne yaparsan hayatını renk katmış olursun? İç sesinize güvenin.

Uzman Klinik Psikolog Gülcem Yıldırım

Bakırköy Psikolog

Kişilik bozuklukları, Emdr terapisi, Bireysel psikoterapi alanlarında çalışan Gülcem Yıldırım Bakırköy Psikolog , Belikdüzü Psikolog , Bahçelievler Psikolog ilçelerinde hizmet vermektedir.

Kişilik Bozuklukları

Kişilik bozukluğu kişinin çevreye uyumunu, günlük işlevselliğini bozan, kendinde gerilim- kaygı hali oluşturup, içinde yaşanılan kültürün beklentilerinden sapma gösteren, süreklilik taşıyan bir hal alması durumunda bahsedilen bedensel, düşünsel ve ruhsal özelliklerdir....

EMDR Terapisi

EMDR, Türkçe açılımıyla Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme, güçlü bir psikoterapi yaklaşımıdır. Bugüne kadar her yaştan yaklaşık 2 milyon kişinin farklı tiplerde psikolojik rahatsızlıklarının başarıyla tedavi edilmesini sağlamıştır.

Bireysel Psikoterapi

Psikoterapi Nedir?

Bireysel Psikoterapi dediğimiz zaman yetişkin bir bireyin günlük yaşantısını etkileyen, bozan ya da sekteye uğratan her türlü ruhsal sıkıntıdan söz etmek mümkün. Normalliğin tanımı yapılırken hep şu ifade kullanılır, kişinin kendi iç dünyasıyla barışık, sosyal çevresiyle uyumlu bir hayat yaşaması.

Beylikdüzü Psikolog

Psikoterapi desteği görmek isteyen kişinin hayatında yanlış giden bir şeyler olduğunu fark etmesi ve bununla ilgili değişime açık olmasını bekleriz. Çoğu zaman bireysel terapi için başvuran danışanların arzusu iyi hissetmektir. Bu çok doğal bir istek olmakla beraber terapinin süreciyle uyuşmaz. Psikoterapiye gelen danışanlar hayatlarında yapacakları her değişiklikten sonra kötü hisseder. Bunun sebebi beynin bir konfor alanı vardır. hep aynı şeyleri yapmak ister, hep aynı yoldan yürümek ister, evde bile hep aynı koltukta oturmak ister. Dolayısıyla kişi psikoterapi sürecinde hayatıyla ilgili yaptığı her değişiklikte kaygı, korku, endişe gibi bilinmezliğin getirdiği doğal duygularla karşılaşır. Bu süreç geçici olmakla beraber kişinin terapideki beklentisiyle uyuşmazlık gösterir çoğu zaman.

Seans Odasında Ne Olur?

Psikoterapi odası kişinin zaman zaman canının acıdığı, ağladığı, üzüldüğü, şaşırdığı, farkındalığının arttığı, ilişki kurma yetisinin kuvvetlendiği kendine bakma yeridir. Kişi bu odada kendisiyle tanışır, neyi sevdiğini, hangi durumlarda öfkelendiğini, neyin onu üzdüğünü, aslında kim olduğunu görür. Uzun, keyifli, zorlu, umutlu bir yolculuktur. Bu yolculuğun sonunda ithaki(mutluluklar ülkesi) ülkesi yoktur.

Bahçelievler Psikolog

Hayat devam ettikçe kötü duygular da devam eder, kayıplar, üzüntüler, öfkeler hepsi devam eder. Psikoterapide kişi bu duygularla nasıl başa çıkacağını öğrenir. Duygularıyla savaşmak yerine onları kabul edip, varolmasını izin verip, onları seyretmeyi öğrenir. Hissettiklerinin anlamını kendi kendine bulmayı öğrenir. Arkadaşım öyle dediği için bu kadar üzüldüm, annem şöyle davrandığı için öfkelendim, bu kadar çok çalıştığım için bunaldım demeyi öğrenir.Psikoterapiden sonra çocukluğunda yaşadığı problemlerle bugün karşılaştığında duygusu daha hafif olur. Çocuklukta üzüntü veren anıların duygusu boşaldıkça kişide hafifleme, genişleme, özgürleşme duyguları olur. Psikoterapi sürecinden sonra eskisi kadar yüksek duyguları olmaz. Eskisi kadar dibe çökmez. Üzüntüsü daha az ve geçici olur. Çocukluğunda yaptığı, iyi hissettiren davranışları bulmak da psikoterapi sürecinin ilerlemesinde kişiye çok katkı sağlar. Çocukluğunuzda yaptığınız, iyi hissettiren davranışları bugün yapmak kişinin iyileşmesini sağlar. Sebebi kişinin kendisiyle bağ kurmasıdır, kendi gerçek kimliğiyle bağ kurması. Psikoterapi sürecinde bireysel psikoterapi konusunda destek verdiğim ruhsal problemleri şu şekilde sıralayabilirim; Depresyon,Kayıp ve yas terapisi,fobiler,Travma ve iyileşme,Panik Atak,Obsesif Kompulsif Bozukluk,Bağımlılık,Özgül Fobi,Sosyal Fobi,Yaygın Anksiyete Bozukluğu,Kişilik Bozuklukları



Zuhuratbaba Mah. İncirli Cad. No:47 Osmancık Apt. Kat:1 daire 2, Bakırköy