Online TerapiDanışan Yorumları

Panik Atak Nedir ? – Panik Atak Sebepleri

Panik Atak Nedir;

Panik atak dışarıdan baktığımızda ölme, daha derin baktığımızda ise öldürülme korkusudur. Kişi panik atak geçirirken öleceğinden korkar. Bu korku ölüm korkusu değil öldürülme korkusudur. Kişi zihinsel olarak bulunduğu ortamda duygusal olarak öldürülme tehdidine maruz kalıyorsa beynimiz hayatta kalabilmek için vücudumuzda pek çok değişiklik yapar. Aslında Panik atak; fiziksel bir saldırı olmaksızın kişinin kendisini fiziksel bir saldırıya hazırlamasıdır. Bizim beynimiz fiziksel saldırıya karşı gösterdiği belirtileri duygusal saldırılara karşı da gösterme eğilimindedir.

Bilimsel veriler gösteriyor ki bizim beynimiz mutluluk için tasarlanmamıştır. Bizim beynimiz bizi hayatta tutmak için tasarlanmıştır. Ölüm bizim temel korkularımızdan biridir. Biz hiçbir zaman ölmek istemeyiz, sonsuza kadar yaşamak isteriz.

Bizi hayatta tutan iki tane savunma mekanizması vardır. Bunlardan birincisi tehdit ve savunma mekanizmasıdır. Şayet herhangi bir tehlikeyle karşı karşıya kalırsak bizi hayatta tutma mekanizması olan savunma sistemimiz aktive olur ve bizi hayatta tutmak için üç şey yapar;

  • savaşacak kadar gücünüz varsa savaşırsınız
  • kaçacak kadar zamanınız varsa kaçarsınız
  • savaşacak kadar gücünüz, kaçacak kadar zamanınız yoksa donup kalırsınız.

İlk çağlardan itibaren insan zihni bilgiyi diğer nesillere aktararak hayatta kalmanın yollarını bulmaya çalışmıştır. İlk çağlarda insanlar ormanda vahşi hayvanlarla savaşırken, vahşi hayvanlardan kaçarken ya da vahşi hayvan gördüğünde donup ölmüş numarası yaparken bu bilgi nesilden nesile bize aktarılmıştır. Günümüz şartlarında dışarıdan bize yönelecek herhangi bir tehdit olmamasına rağmen beynimizin çalışma sistemi aynı şekilde devam etmektedir. Bunu günümüz şartlarına uyarladığımızda örneğin üzerinize doğru hızla bir arabanın geldiğini gördüğünüzde arabaya karşı koyacak gücümüz olmadığı için zamanımız varsa kaçmayı seçeriz.

Panik atak belirtileri;

Panik atak esnasında vücudumuz savaşmaya veya kaçmaya programlandığı için vücudumuzda birtakım belirtiler meydana gelir. Sempatik sinir sistemimiz devreye girer, vücudumuz adrenalin ve kortizol hormonları salgılamaya başlar. Adrenalin tehlike anında salgılanan bir hormondur. Adrenalin salgılandığı zaman aşağıdaki belirtiler ortaya çıkar;

  • kalp atışlarımız hızlanır
  • solunumumuz hızlanır
  • damarlarımız kasılır
  • muhakeme yetimizi kaybederiz
  • öleceğimizden korkarız
  • kalp kanı beyne ve kaslara gönderir
  • tansiyonumuz çıkar
  • çarpıntı olur

 

Bunlar olurken hızlı nefes alıp vermeye başlarız. Hızlı nefes alıp verdikçe de hava açlığımız artar. Oksijen ihtiyacımız artar. Uzun süre hızlı nefes alıp veren kişide de yine fiziksel bir sonuç olan vücuttaki kalsiyumun azalmasından kaynaklanan ellerimizde kasılmalar olur. Bütün fiziksel belirtiler olup biterken kişiyi en çok korkutan kısım çoğunlukla bu olur. Ellerin kasılmasıyla beraber felç oluyorum ya da ölüyorum korkusu daha da artar.

Panik atak esnasında bunların yaşanması çok normaldir. Fiziksel olarak yaşanan her şey gerçekken, gerçek bir ölüm tehlikesi yoktur.

Buradaki önemli olan nokta şudur. Bu mekanizma sadece fiziksel bir saldırıyla karşı karşıya kaldığımızda devreye girmez. Tehdit ve savunma mekanizmamız duygusal bir saldırıyla karşı karşıya kaldığımızda da devreye girer. Panik atak, krizi yaşayanlarınki duygusal bir saldırıdan kaynaklanan bir korkudur.

Panik Atak Krizi Bittiğinde Yaşananlar;

Panik atak esnasında aktive olan sempatik sinir sistemimiz vücudumuzda pek çok değişikliğin olmasına sebep olur. Vücutta öncelikli olarak adrenalin salgılanır. Kişi bu adrenalini harcamıyorsa ki çoğu zaman panik atak kişi otururken ya da hareketsiz dururken olur o zaman o adrenalin harcanmadığı için o enerji kişinin içinde yoğun bir enerji silkülasyonuna sebep olur. Kişi panik atakta hızlı hareket ediyorsa koşuyorsa örneğin adrenalin kişinin içinde kalmaz. Adrenalinin enerji olarak harcanmaması, yani kişi panik atak esnasında hareketsiz durduğunda kişide panik atak sonrasında halsizlik, yorgunluk, baş dönmesi, baş ağrısı, tansiyonun düşmesiyle beraber yere uzanma ihtiyacı olur.

Panik Atak Sırasında Yapılması Gerekenler;

  • Zihni başka yöne kaydırma; Örneğin parmağa odaklanıp, parmağın üzerindeki çizgilere bakmak. Zihnin aynı anda iki şeye odaklanamıyor.
  • Nefese odaklanmak; Nefes alıp vermeye odaklanmak kriz anında yapılabilecek bir diğer davranıştır.
  • Eft; Kişinin yaşadığı duyguyu içinden sürekli tekrarlaması panik atak anında yapılabilecek bir diğer davranıştır. Yani öldürülmekten korkuyorum, öldürülmekten korkuyorum… gibi

Panik Atak Sebepleri;

Preödipal Sebepler

Panik Atağın çocukluk yaşantılarıyla bağlantısı vardır. Panik atakta iki tane temel sebep vardır. Birincisi ailede panik olan bir ebeveyn veya bakıcı vardır. Ailede panik olan bu kişiyle çocuk özdeşim kurar. Yani bu kişiyi taklit eder. Panik atak geçiren kişiler çoğunlukla normal hayatlarında çok hızlı hareket eden kişilerdir. Hızlı yürürler, hızlı yemek yerler, hızlı sevişirler. Kişi bunu çocukluğunda bir ebeveyninden ya da bakıcılarından birinden(anne,baba, hala, babane,teyze vs) görmüş olabilir.

Ödipal Sebepler

Bir diğer sebep ise Ödipal sebeplerdir. Yani kişi çocukluğunda ödipal dönem dediğimiz ortalama 3-6 yaşlar arasında kalan dönemde annesiyle ya da babasıyla aşk yaşar. Çocuğun karşı cinsi keşfetmesiyle beraber ebeveyninin beğenisi almak için uğraşır. Örneğin erkek çocuğu bu dönemde büyüdüğü zaman annesiyle evlenme hayalleri kurar. Bu bu dönem için geçici ve normal bir şeydir. Çocuk bu hayalleri kurarken ona rakip olan hemcinsinden de korkar yani babasından. Annesiyle evlenirse babası ona kızar diye düşünür. Babanın kızması tehlikelidir yani baba kızarsa çocuğu öldürebilir. Panik atak hastalığı olan kişiler çocukluklarında yaşadıkları bu korkuyu yetişkin hayatlarına taşırlar. Dışarda bir kadın beğendiklerinde babanın onu cezalandırmasından ya da öldürmesinden korkarlar.

İnsan Kendi Kendini Yatıştırabilen Bir Varlıktır

Bizi hayatta tutan ikinci mekanizma ise yatıştırma ve bakım bakım verme mekanizmamızdır. İnsan hayatta kalabilmek için bakıma ihtiyacının süresi en uzun olan memelidir. Bebek dünyaya geldiğinde ona bakım verilmezse bebek kendi kendine bakım veremez. Yapılan araştırmalar fiziksel bakımın dışında dokunulmayan bebeklerin hayata tutunamadığını ve öldüğünü göstermiştir. Yani insan doğduğu andan itibaren hem fiziksel hem de duygusal bakıma muhtaçtır. Bebek ağladığında bebeğin ihtiyacını ebeveyni karşılar. Örneğin bebek aç olduğu için ağlıyorsa ve canı yanıyorsa anne ona meme verir ve bebek sakinleşir. Süreçte bebek biraz daha büyüdüğünde vücuduna herhangi bir zarar geldiğinde örneğin parmağı yandığında anne bebeğin parmağını öper, bebeği okşar ve acısını dindirmeye çalışır. Çocuklar düştüklerinde annelerinin yanına koşup annenin çocuğun acısını dindirmesini beklerler. Bir süre sonra çocuk kendi kendini yatıştırmayı öğrenir. Annenin çocuğa yaptığı bakımı çocuk kendi kendine vermeye başlar. Düştüğünde kendi dizine kendisi dokunur ve kendi yarasının acısını kendisi hafifletmeye başlar.

Panik Atak Tedavisi;

Panik atak hastalarının çoğunun en büyük korkusu tekrar panik atak geçireceğim korkusudur. Psikoterapi tekniği ile panik atağın tedavisi mümkündür. Terapide panik atağın öncelikli olarak sebebi bulunur ve danışana fark ettirilir. Farkındalıkla beraber danışan süreçte duygularını anlamlandırmayı ve kontrol altına almayı öğrenir. Bizim zihnimiz karışıklıktan endişe duyar, duygularını anlamak ve kendi kendine yorumlamayı öğrenmek danışanın dışarıdaki hayatında daha konforlu ve daha az kaygılı yapar.

 

Uzman Klinik Psikolog Gülcem Yıldırım

Buraya tıklayarak instagram hesabımı takip edebilirsiniz.

Bakırköy Psikolog

Bakırköy Psikolog Gülcem Yıldırım; kişilik bozuklukları, emdr terapisi, eft terapisi, bireysel psikoterapi alanlarında çalışan, Beylikdüzü Psikolog, Bahçelievler Psikolog adreslerinde de hizmet vermektedir.

Kişilik Bozuklukları

Kişilik bozukluğu kişinin çevreye uyumunu, günlük işlevselliğini bozan, kendinde gerilim- kaygı hali oluşturup, içinde yaşanılan kültürün beklentilerinden sapma gösteren, süreklilik taşıyan bir hal alması durumunda bahsedilen bedensel, düşünsel ve ruhsal özelliklerdir....

EMDR Terapisi

EMDR, Türkçe açılımıyla Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme, güçlü bir psikoterapi yaklaşımıdır. Bugüne kadar her yaştan yaklaşık 2 milyon kişinin farklı tiplerde psikolojik rahatsızlıklarının başarıyla tedavi edilmesini sağlamıştır.

Bireysel Psikoterapi

Psikoterapi Nedir?

Bireysel Psikoterapi dediğimiz zaman yetişkin bir bireyin günlük yaşantısını etkileyen, bozan ya da sekteye uğratan her türlü ruhsal sıkıntıdan söz etmek mümkün. Normalliğin tanımı yapılırken hep şu ifade kullanılır, kişinin kendi iç dünyasıyla barışık, sosyal çevresiyle uyumlu bir hayat yaşaması.

Beylikdüzü Psikolog

Beylikdüzü Psikolog Gülcem Yıldırım, psikoterapi desteği görmek isteyen kişinin hayatında yanlış giden bir şeyler olduğunu fark etmesi ve bununla ilgili değişime açık olmasını bekleriz. Çoğu zaman bireysel terapi için başvuran danışanların arzusu iyi hissetmektir. Bu çok doğal bir istek olmakla beraber terapinin süreciyle uyuşmaz. Psikoterapiye gelen danışanlar hayatlarında yapacakları her değişiklikten sonra kötü hisseder. Bunun sebebi beynin bir konfor alanı vardır. hep aynı şeyleri yapmak ister, hep aynı yoldan yürümek ister, evde bile hep aynı koltukta oturmak ister. Dolayısıyla kişi psikoterapi sürecinde hayatıyla ilgili yaptığı her değişiklikte kaygı, korku, endişe gibi bilinmezliğin getirdiği doğal duygularla karşılaşır. Bu süreç geçici olmakla beraber kişinin terapideki beklentisiyle uyuşmazlık gösterir çoğu zaman.

Seans Odasında Ne Olur?

Psikoterapi odası kişinin zaman zaman canının acıdığı, ağladığı, üzüldüğü, şaşırdığı, farkındalığının arttığı, ilişki kurma yetisinin kuvvetlendiği kendine bakma yeridir. Kişi bu odada kendisiyle tanışır, neyi sevdiğini, hangi durumlarda öfkelendiğini, neyin onu üzdüğünü, aslında kim olduğunu görür. Uzun, keyifli, zorlu, umutlu bir yolculuktur. Bu yolculuğun sonunda ithaki(mutluluklar ülkesi) ülkesi yoktur.

Bahçelievler Psikolog

Bahçelievler Psikolog Gülcem Yıldırım: Hayat devam ettikçe kötü duygular da devam eder, kayıplar, üzüntüler, öfkeler hepsi devam eder. Psikoterapide kişi bu duygularla nasıl başa çıkacağını öğrenir. Duygularıyla savaşmak yerine onları kabul edip, varolmasını izin verip, onları seyretmeyi öğrenir. Hissettiklerinin anlamını kendi kendine bulmayı öğrenir. Arkadaşım öyle dediği için bu kadar üzüldüm, annem şöyle davrandığı için öfkelendim, bu kadar çok çalıştığım için bunaldım demeyi öğrenir.Psikoterapiden sonra çocukluğunda yaşadığı problemlerle bugün karşılaştığında duygusu daha hafif olur. Çocuklukta üzüntü veren anıların duygusu boşaldıkça kişide hafifleme, genişleme, özgürleşme duyguları olur. Psikoterapi sürecinden sonra eskisi kadar yüksek duyguları olmaz. Eskisi kadar dibe çökmez. Üzüntüsü daha az ve geçici olur. Çocukluğunda yaptığı, iyi hissettiren davranışları bulmak da psikoterapi sürecinin ilerlemesinde kişiye çok katkı sağlar. Çocukluğunuzda yaptığınız, iyi hissettiren davranışları bugün yapmak kişinin iyileşmesini sağlar. Sebebi kişinin kendisiyle bağ kurmasıdır, kendi gerçek kimliğiyle bağ kurması. Psikoterapi sürecinde bireysel psikoterapi konusunda destek verdiğim ruhsal problemleri şu şekilde sıralayabilirim; Depresyon,Kayıp ve yas terapisi,fobiler,Travma ve iyileşme,Panik Atak,Obsesif Kompulsif Bozukluk,Bağımlılık,Özgül Fobi,Sosyal Fobi,Yaygın Anksiyete Bozukluğu,Kişilik Bozuklukları

Online Terapi Nedir? Online Terapinin Faydaları

Online terapiye olan talep teknolojinin ve internet kullanıcılarının günümüzde hızla artması ile beraber ciddi oranda artış göstermiştir. İnternet kullanımının yaygınlaşması, bütün dünyaya erişimi tek bir tuşa indirgemiştir. Ülkemizde henüz çok yaygın olmasa da, dünyada yaygın olarak kullanılan online terapinin ükemizde de çok yakın bir gelecekte hızla yaygınlaşacağı kanaatindeyim. Günümüzde zaman, ulaşım ve yoğun iş şartları nedeniyle pek çok kişi yüz yüze psikoterapi desteği almakta zorlanıyor. Hal böyle olunca psikoterapi desteği almak için online psikoterapiye olan ilgi ve talep gitgide artıyor. Online psikoterapi özellikle; yurt dışında bulunup dil sorunu nedeniyle psikoterapi desteği alamayan kişiler, yoğun iş temposundan dolayı zaman bulamayanlar, içe dönük kişiler, hali hazırda psikoterapi desteği alırken şehir ya da ülke değişikliği yapanlar ve herhangi bir sebepten yüz yüze terapiyi tercih etmeyenler için kurtarıcı bir nitelik taşıyor.

Online Terapi Nasıl Yapılır? Online Psikolog

Online terapi ;internet üzerinden görüntülü ve sesli olarak gerçekleştirilen bir psikoterapi hizmetidir. Online terapi uygulaması genellikle Skype üzerinden yapılır. Bu psikoterapi seansları için internet bağlantınızın,bilgisayarınızın ya da telefonunuzun olması yeterlidir. Online terapi sırasında sessiz, rahatsız edilmeyeceğiniz bir ortam olması gerekir.



Zuhuratbaba Mah. İncirli Cad. No:47 Osmancık Apt. Kat:1 daire 2, Bakırköy