Online TerapiDanışan Yorumları

Narsistik Kişilik Bozukluğu

Narsistik kişilik bozukluğu ‘nun en önemli özelliği abartılı bir şekilde kendine hayran olma, kendini beğenme, tüm güçlülük ve büyüklenmeciliktir.  Bu bozukluğa sahip olan kişiler kendilerini yüceltirken, diğerlerini küçümseme ve aşağılama eğiliminde olur.

Narsistik kişilik bozukluğu ‘na sahip olan kişilerin zihinleri sürekli bir şekilde muhteşem başarı düşünceleri ile doludur. Muhteşem başarı fantezilerinde onları tatmin eden duygu ise diğerlerinin hayranlığı almak, o ışıltılı bakışı görmektir. Bu bozukluğa sahip olan kişilerin doymayan bir takdir görme, sevilme, beğenilme, onaylanma ihtiyaçları vardır.

İŞ HAYATINDA BAŞARILI, MOTİVASYONU YÜKSEK KİŞLERDİR

narsist kişilik özellikleriNarsistik kişilik bozukluğu ‘na sahip olan kişilerdeki hayranlığa ve takdir görmeye duyulan ihtiyaç onları iş hayatında başarılı, makam ve para sahibi yapar. Bu kişiler kendilerine sürekli bir hedef koyar, hedefine ulaşmak için elinden gelen bütün çabayı sarf eder ve sonucunda da hedeflerine çoğunlukla ulaşır. Bu kişiler süreçten keyif almaz, bütün dikkatini ve zekasını varmak istediği hedefe yöneltir. Hedeflerine ulaştıklarında ise hissettikleri duygu hayal kırıklığı ve mutsuzluk olur. Mutluluğun burada da olmadığını anlarlar ve hemen kendilerine yeni bir hedef daha koyarlar.

İNSAN İLİŞKİLERİ SÖMÜRÜCÜ, EŞ VE PARTNER İLİİKİLERİ PROMLEMLİDİR

Bu kişilerin insan ilişkileri sömürücü ve manipülatiftir. Çocukluk dönemlerinde diğerlerinin ihtiyaçlarını anlama ve onlara istediği şeyi vermeyi öğrenen bu kişiler ilişki içinde diğerinin ihtiyacını anlayıp bunu diğerini sömürmek için kullanır. Bu kişilerin kadınları çok iyi anlar ve kadınların ihtiyacını bir süre görüp onları kendilerine bağımlı yaptıktan sonra onlara eşya gibi davranıp sömürmeye başlar. Bu kişilik bozukluğuna sahip olan kişilerin kadınları yani partnerleri genellikle şu ifadeyi kullanır; kendimi çanta gibi hissediyorum, kendimi eşya gibi hissediyorum. Kadınları sepete atma konusunda yeteneklidirler, kadın sepete girmezse şayet sepete girmeyen kadına karşı saplantılı bir aşk besleme duygularını da bu kişilerde sıklıkla görürüz.

Bu kişilerin İkili ilişkilerde cinsel problemleri olur. Cinsel ilişkilerinde cinsel performans kaygısı oldukça fazla olur. Cinsel ilişki esnasında erken boşalma, ereksiyon problemleri,sertleşme problemleri, geç boşalma gibi pek çok cinsel sorun yaşarlar, ayrıca narsistik kişilik bozukluğu ‘na sahip olan kişiler için partnerinin orgazm olması çok önemlidir. Cinsel ilişkiyi bir skor gibi görürler, partnerinin orgazm olması onlar için artı bir anlamına gelir. Cinsel ilişkiden aldıkları keyif ise fiziksel bir hazla sınırlıdır duygusal bir doyum alamazlar.

Bu kişilerin sevme yetileri yok denecek kadar azdır. Kendilerine olan hayranlıklarıyla eşine ve diğer insanlara olan duyguları arasında zıtlık vardır. Bu kişilerin sevgileri eşlerinden ziyade çocuklarınadır.Çocuklarını kendi vücudunun devamıymış gibi algıladıklarından ruhsal olarak da en yakın ilişki kurduğu kişiler çoğunlukla çocukları olur.

EYLEME VURMALARI VARDIR; ALKOL, SİGARA VE UYUŞTURUCU KULLANABİLİRLER

Narsistik kişilerin büyüklenmeci, kendini beğenen, tabiri caizse grandiyöz (tüm güçlü) görüntülerinin altında, kırılgan, utangaç, özgüvensiz ve aşağılık duygularıyla dolu eleştiriye duyarlı hassas bir kişi vardır. Bölme savunma mekanizmasıyla derindeki bu duyguları bölen bu kişiler bu duygularla temas ettiğinde çok büyük bir acıyla bölmenin diğer kısmı olan hazza geçebilmek için çeşitli eyleme vurmalar yapar. Eyleme vurmalarının altındaki en önemli sebep acıdan kaçmak hazza ulaşmaktır. Eyleme vurmaları çoğu zaman cinsel ilişki olurken onun yanında alkol, sigara, uyuşturucu kullanımları da yoğundur.

 

NARSİSTİK KİŞİLERİN SOSYAL İLİŞKİLERİ TAKDİR GÖRME ÜZERİNE KURULUDUR

narsistik kişilik bozukluğu ilişkileriNarsistik kişiler sosyal ilişkilerinde bulundukları ortama ve kişilere göre adeta kabuk değiştirir. Bulundukları sosyal ortamda hangi konuyu konuşmak takdir görecekse o kişiliğe bürünür. Kendilerine ait ülküleri, ahlaki değerleri ve ölçüleri yoktur. Spor, sanat, hobi gibi pek çok konuda bu kişilerin söyleyecek  sözleri vardır. Derinlemesine bildikleri konular ise oldukça kısıtlıdır. Her şeyle ilgili bilgiliymiş izlenimi verirler ancak bilgileri çoğu zaman başlıkla sınırlıdır. O konuyla ilgili daha bilgili biriyle karşılaşmak ve bilgisinin azlığını görmek bu kişilere kötü hissettirir.

Sosyal ilişkilerinde çevresindeki insanlara karşı soğuk ve sömürücü olduklarından derinlemesine ilişki kurduğu kişi sayısı oldukça sınırlı olur. Narsistik kişiler narsistik kişileri sever, narsistik liderler, narsistik iş adamları bu kişilerin idealize ettiği ve hayran olduğu kişilerdir.

Narsistik kişilik bozukluğu ‘na sahip olan biriyle sohbete başladığınızda kendinizi otomatik olarak o kişiyi överken bulursunuz. Bu kişilerin takdir görme ihtiyaçları o kadar fazladır ki sizi manipüle edip kendi başarılarını takdir ettirecek kanala götürürler.

NARSİSTİK KİŞİLERDE İLERLEYEN YAŞLARDA SOMATİZASYONLAR GÖRÜLÜR

Bu kişiler dış görünüşleriyle çok ilgilidir, yaşlanmak bu kişilerin iç dünyasında bu kişilere inanılmaz bir kırılma yaşatır. Temel savunma mekanizmaları kontrol olan bu kişilerin kendi vücutlarında oluşmaya başlayan  yaşlanma belirtilerine rastlamaları vücutlarını kontrol edememe, yaşlanmaya karşı koyamama duygularını beraberinde getirerek bu kişilere çok kötü hissettirir. Kendi vücudunu kontrol edemediğini fark eder. Özellikle kırklı yaşlardan sonra genç kadınlarla beraber olmak, bu kişilerde narsistik kırılmanın verdiği acıyı biraz olsun hafifletir. Hala genç kadınların onu beğendiğini, onunla beraber olmak istediğini düşündürür.

İlerleyen yaşlarda somatik pek çok rahatsızlıkla karşı karşıya kalan bu kişiler terapiye de genellikle kırklı yaşlardan sonra gelme eğilimindedir. Somatik belirtileri baş ağrısı, mide ve bağırsak problemleri, sindirim sistemi rahatsızlıkları olur çoğu zaman.

NARSİSTİK KİŞİLİK BOZUKLUĞU ÇOĞUNLUKLA ERKEKLERDE GÖRÜLÜR

narsist erkek

Narsistik kişilik bozukluğu toplumumuzda çoğunlukla erkeklerde görülür. Erkeklerde görülmesinin en önemli nedeni ilk çağlardan itibaren evin geçiminden sorumlu olan kişinin erkek olması, erkekten beklenen güç ve başarıdır. Dolayısıyla erkeğin güçlü ve başarılı olması gerekir. Bu kişilik bozukluğuna sahip olan kişiler çoğunlukla güçlü ve başarılı kişilerdir.

NARSİSTİK KİŞİLİK BOZUKLUĞUNA SAHİP OLAN KİŞİLERİN ÖRSELEYİCİ BİR ÇOCUKLUK YAŞANTISI VARDIR

Bu kişilik bozukluğuna sahip olan kişiler zor çocukluk yaşantısı geçiren kişilerdir. Çocukluklarında çoğu zaman narsist bir ebeveyn vardır. Ebeveynin çocuktan başarı beklentisi yüksek, çocuğun başarısızlığına olan tahammülü ise yok denecek kadar azdır. Bu çocuklar çoğunlukla ailenin vitrinine koyulan çocuklarıdır. Çocuk bu rolden vazgeçmek istediğinde ebeveynleri çocuktan olumlu duygusunu çeker ve duygusal olarak çocuğu terk eder. Duygusal geri çekilmeye dayanamayan çocuk ise kendi kimliğinden ve kişiliğinden vazgeçip ebeveyninin istediği kişi olur. Çocuk yetişkin bir birey olduğunda, başarılı olduğunda içindeki ebeveyninin sesi çocuğu severek, alkışlayarak, aferin diyerek ödüllendirirken, çocuk başarısız olduğunda eleştiren, aşağılayan, küçümseyen bir içsesle karşı karşıya kalır. Çocuğun kendi kimliğinin ve kişiliğinin oluşmasına olanak vermeyen örseleyici çocukluk yaşantılarının sonucu ise yetişkin bir insan olduğunda her başarısızlık duygusunu hissettiğinde duyumsadığı boşluk ve huzursuzluk duygusudur.

Narsistik kişilerin çocukluklarında ebeveynlerinin çocuğa karşı soğuk, mesafeli ve çocuğun duygusunu anlamayan ancak her şeye rağmen çocuğa özel davranan kişiler olduğunu gözlemleriz. Bu kişiler ailenin tek çocuğu olabildiği gibi, ailede özel bir anlam verilen kişiyi de sembolize edebilirler. Örneğin; ilk torun olabilirler ya da bu çocukların özel bir yeteneği olabilir. Yani göreceli bir sebepten bu çocuklar aile için özel olan çocuklardır.

Narsistik kişilik bozukluğuna sahip olan kişilerin duygusal olarak ayrışma bireyleşme süreçlerini  sağlıklı bir şekilde tamamlayamamış, nesne sürekliliğini sağlayamayan kişiler olduğu bilinmektedir.

NARSİSTİK KİŞİLİK BOZUKLUĞUNUN TERAPİSİ

Narsistik kişilik bozukluğu terapiyle iyileşen bir hastalıktır. Bu kişilik bozukluğuna sahip olan kişileri terapiye getiren en önemli sebep ikili ilişkilerde yaşadıkları sıkıntılardır Narsistik kişilik bozukluğunun terapisinde tüm kişilik bozukluklarında olduğu gibi bölme savunma mekanizması aktiftir. Yani bu kişiler terapiye gelirken terapistini idealize ederek gelir çoğu zaman. Süreçte terapinin ilerlemesiyle beraber hissettikleri değersizlik duygusunu terapiste yansıtırlar. Terapide danışanın tümgüçlülük  ve değersizlik  arasındaki salınımını danışanın fark etmesi ve bunun örseleyici çocukluk yaşantılarıyla benzerliği konuşulur.

 

 

Uzman Klinik Psikolog Gülcem Yıldırım

Buraya tıklayarak instagram hesabımı takip edebilirsiniz.

Bakırköy Psikolog

Bakırköy Psikolog Gülcem Yıldırım; kişilik bozuklukları, emdr terapisi, eft terapisi, bireysel psikoterapi alanlarında çalışan, Beylikdüzü Psikolog, Bahçelievler Psikolog adreslerinde de hizmet vermektedir.

Kişilik Bozuklukları

Kişilik bozukluğu kişinin çevreye uyumunu, günlük işlevselliğini bozan, kendinde gerilim- kaygı hali oluşturup, içinde yaşanılan kültürün beklentilerinden sapma gösteren, süreklilik taşıyan bir hal alması durumunda bahsedilen bedensel, düşünsel ve ruhsal özelliklerdir....

EMDR Terapisi

EMDR, Türkçe açılımıyla Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme, güçlü bir psikoterapi yaklaşımıdır. Bugüne kadar her yaştan yaklaşık 2 milyon kişinin farklı tiplerde psikolojik rahatsızlıklarının başarıyla tedavi edilmesini sağlamıştır.

Bireysel Psikoterapi

Psikoterapi Nedir?

Bireysel Psikoterapi dediğimiz zaman yetişkin bir bireyin günlük yaşantısını etkileyen, bozan ya da sekteye uğratan her türlü ruhsal sıkıntıdan söz etmek mümkün. Normalliğin tanımı yapılırken hep şu ifade kullanılır, kişinin kendi iç dünyasıyla barışık, sosyal çevresiyle uyumlu bir hayat yaşaması.

Beylikdüzü Psikolog

Beylikdüzü Psikolog Gülcem Yıldırım, psikoterapi desteği görmek isteyen kişinin hayatında yanlış giden bir şeyler olduğunu fark etmesi ve bununla ilgili değişime açık olmasını bekleriz. Çoğu zaman bireysel terapi için başvuran danışanların arzusu iyi hissetmektir. Bu çok doğal bir istek olmakla beraber terapinin süreciyle uyuşmaz. Psikoterapiye gelen danışanlar hayatlarında yapacakları her değişiklikten sonra kötü hisseder. Bunun sebebi beynin bir konfor alanı vardır. hep aynı şeyleri yapmak ister, hep aynı yoldan yürümek ister, evde bile hep aynı koltukta oturmak ister. Dolayısıyla kişi psikoterapi sürecinde hayatıyla ilgili yaptığı her değişiklikte kaygı, korku, endişe gibi bilinmezliğin getirdiği doğal duygularla karşılaşır. Bu süreç geçici olmakla beraber kişinin terapideki beklentisiyle uyuşmazlık gösterir çoğu zaman.

Seans Odasında Ne Olur?

Psikoterapi odası kişinin zaman zaman canının acıdığı, ağladığı, üzüldüğü, şaşırdığı, farkındalığının arttığı, ilişki kurma yetisinin kuvvetlendiği kendine bakma yeridir. Kişi bu odada kendisiyle tanışır, neyi sevdiğini, hangi durumlarda öfkelendiğini, neyin onu üzdüğünü, aslında kim olduğunu görür. Uzun, keyifli, zorlu, umutlu bir yolculuktur. Bu yolculuğun sonunda ithaki(mutluluklar ülkesi) ülkesi yoktur.

Bahçelievler Psikolog

Bahçelievler Psikolog Gülcem Yıldırım: Hayat devam ettikçe kötü duygular da devam eder, kayıplar, üzüntüler, öfkeler hepsi devam eder. Psikoterapide kişi bu duygularla nasıl başa çıkacağını öğrenir. Duygularıyla savaşmak yerine onları kabul edip, varolmasını izin verip, onları seyretmeyi öğrenir. Hissettiklerinin anlamını kendi kendine bulmayı öğrenir. Arkadaşım öyle dediği için bu kadar üzüldüm, annem şöyle davrandığı için öfkelendim, bu kadar çok çalıştığım için bunaldım demeyi öğrenir.Psikoterapiden sonra çocukluğunda yaşadığı problemlerle bugün karşılaştığında duygusu daha hafif olur. Çocuklukta üzüntü veren anıların duygusu boşaldıkça kişide hafifleme, genişleme, özgürleşme duyguları olur. Psikoterapi sürecinden sonra eskisi kadar yüksek duyguları olmaz. Eskisi kadar dibe çökmez. Üzüntüsü daha az ve geçici olur. Çocukluğunda yaptığı, iyi hissettiren davranışları bulmak da psikoterapi sürecinin ilerlemesinde kişiye çok katkı sağlar. Çocukluğunuzda yaptığınız, iyi hissettiren davranışları bugün yapmak kişinin iyileşmesini sağlar. Sebebi kişinin kendisiyle bağ kurmasıdır, kendi gerçek kimliğiyle bağ kurması. Psikoterapi sürecinde bireysel psikoterapi konusunda destek verdiğim ruhsal problemleri şu şekilde sıralayabilirim; Depresyon,Kayıp ve yas terapisi,fobiler,Travma ve iyileşme,Panik Atak,Obsesif Kompulsif Bozukluk,Bağımlılık,Özgül Fobi,Sosyal Fobi,Yaygın Anksiyete Bozukluğu,Kişilik Bozuklukları

Online Terapi Nedir? Online Terapinin Faydaları

Online terapiye olan talep teknolojinin ve internet kullanıcılarının günümüzde hızla artması ile beraber ciddi oranda artış göstermiştir. İnternet kullanımının yaygınlaşması, bütün dünyaya erişimi tek bir tuşa indirgemiştir. Ülkemizde henüz çok yaygın olmasa da, dünyada yaygın olarak kullanılan online terapinin ükemizde de çok yakın bir gelecekte hızla yaygınlaşacağı kanaatindeyim. Günümüzde zaman, ulaşım ve yoğun iş şartları nedeniyle pek çok kişi yüz yüze psikoterapi desteği almakta zorlanıyor. Hal böyle olunca psikoterapi desteği almak için online psikoterapiye olan ilgi ve talep gitgide artıyor. Online psikoterapi özellikle; yurt dışında bulunup dil sorunu nedeniyle psikoterapi desteği alamayan kişiler, yoğun iş temposundan dolayı zaman bulamayanlar, içe dönük kişiler, hali hazırda psikoterapi desteği alırken şehir ya da ülke değişikliği yapanlar ve herhangi bir sebepten yüz yüze terapiyi tercih etmeyenler için kurtarıcı bir nitelik taşıyor.

Online Terapi Nasıl Yapılır? Online Psikolog

Online terapi ;internet üzerinden görüntülü ve sesli olarak gerçekleştirilen bir psikoterapi hizmetidir. Online terapi uygulaması genellikle Skype üzerinden yapılır. Bu psikoterapi seansları için internet bağlantınızın,bilgisayarınızın ya da telefonunuzun olması yeterlidir. Online terapi sırasında sessiz, rahatsız edilmeyeceğiniz bir ortam olması gerekir.



Zuhuratbaba Mah. İncirli Cad. No:47 Osmancık Apt. Kat:1 daire 2, Bakırköy