Panik Atak

Panik Atak

Bilimsel veriler gösteriyor ki bizim beynimiz mutluluk için tasarlanmamıştır. Bizim beynimiz bizi hayatta tutmak için tasarlanmıştır. Ölüm bizim temel korkularımızdan biridir. Biz hiçbir zaman ölmek istemeyiz, sonsuza kadar yaşamak isteriz.

Bizi hayatta tutan iki tane savunma mekanizması vardır. Bunlardan birincisi tehdit ve savunma mekanizmasıdır. Şayet herhangi bir tehlikeyle karşı karşıya kalırsak bizi hayatta tutma mekanizması olan savunma sistemimiz aktive olur ve bizi hayatta tutmak için üç şey yapar;

  • savaşacak kadar gücünüz varsa savaşırsınız
  • kaçacak kadar zamanınız varsa kaçarsınız
  • savaşacak kadar gücünüz, kaçacak kadar zamanınız yoksa donup kalırsınız.

İlk çağlardan itibaren insan zihni bilgiyi diğer nesillere aktararak hayatta kalmanın yollarını bulmaya çalışmıştır. İlk çağlarda insanlar ormanda vahşi hayvanlarla savaşırken, vahşi hayvanlardan kaçarken ya da vahşi hayvan gördüğünde donup ölmüş numarası yaparken bu bilgi nesilden nesile bize aktarılmıştır. Günümüz şartlarında dışarıdan bize yönelecek herhangi bir tehdit olmamasına rağmen beynimizin çalışma sistemi aynı şekilde devam etmektedir. Bunu günümüz şartlarına uyarladığımızda örneğin üzerinize doğru hızla bir arabanın geldiğini gördüğünüzde arabaya karşı koyacak gücümüz olmadığı için zamanımız varsa kaçmayı seçeriz.

Panik Atak Nedir;

Panik atak dışarıdan baktığımızda ölme, daha derin baktığımızda ise öldürülme korkusudur. Kişi panik atak geçirirken öleceğinden korkar. Bu korku ölüm korkusu değil öldürülme korkusudur. Kişi zihinsel olarak bulunduğu ortamda duygusal olarak öldürülme tehdidine maruz kalıyorsa beynimiz hayatta kalabilmek için vücudumuzda pek çok değişiklik yapar. Aslında Panik atak; fiziksel bir saldırı olmaksızın kişinin kendisini fiziksel bir saldırıya hazırlamasıdır. Bizim beynimiz fiziksel saldırıya karşı gösterdiği belirtileri duygusal saldırılara karşı da gösterme eğilimindedir.

Panik atak belirtileri;

Panik atak esnasında vücudumuz savaşmaya veya kaçmaya programlandığı için vücudumuzda birtakım belirtiler meydana gelir. Sempatik sinir sistemimiz devreye girer, vücudumuz adrenalin ve kortizol hormonları salgılamaya başlar. Adrenalin tehlike anında salgılanan bir hormondur. Adrenalin salgılandığı zaman aşağıdaki belirtiler ortaya çıkar;

  • kalp atışlarımız hızlanır
  • solunumumuz hızlanır
  • damarlarımız kasılır
  • muhakeme yetimizi kaybederiz
  • öleceğimizden korkarız
  • kalp kanı beyne ve kaslara gönderir
  • tansiyonumuz çıkar
  • çarpıntı olur

 

Bunlar olurken hızlı nefes alıp vermeye başlarız. Hızlı nefes alıp verdikçe de hava açlığımız artar. Oksijen ihtiyacımız artar. Uzun süre hızlı nefes alıp veren kişide de yine fiziksel bir sonuç olan vücuttaki kalsiyumun azalmasından kaynaklanan ellerimizde kasılmalar olur. Bütün fiziksel belirtiler olup biterken kişiyi en çok korkutan kısım çoğunlukla bu olur. Ellerin kasılmasıyla beraber felç oluyorum ya da ölüyorum korkusu daha da artar.

Panik atak esnasında bunların yaşanması çok normaldir. Fiziksel olarak yaşanan her şey gerçekken, gerçek bir ölüm tehlikesi yoktur.

Buradaki önemli olan nokta şudur. Bu mekanizma sadece fiziksel bir saldırıyla karşı karşıya kaldığımızda devreye girmez. Tehdit ve savunma mekanizmamız duygusal bir saldırıyla karşı karşıya kaldığımızda da devreye girer. Panik atak krizi yaşayanlarınki duygusal bir saldırıdan kaynaklanan bir korkudur.

Panik Atak Krizi Bittiğinde Yaşananlar;

Panik atak esnasında aktive olan sempatik sinir sistemimiz vücudumuzda pek çok değişikliğin olmasına sebep olur. Vücutta öncelikli olarak adrenalin salgılanır. Kişi bu adrenalini harcamıyorsa ki çoğu zaman panik atak kişi otururken ya da hareketsiz dururken olur o zaman o adrenalin harcanmadığı için o enerji kişinin içinde yoğun bir enerji silkülasyonuna sebep olur. Kişi panik atak esnasında hızlı hareket ediyorsa koşuyorsa örneğin adrenalin kişinin içinde kalmaz. Adrenalinin enerji olarak harcanmaması, yani kişi panik atak esnasında hareketsiz durduğunda kişide panik atak sonrasında halsizlik, yorgunluk, baş dönmesi, baş ağrısı, tansiyonun düşmesiyle beraber yere uzanma ihtiyacı olur.

Panik Atak Sırasında Yapılması Gerekenler;

  • Zihni başka yöne kaydırma; Örneğin parmağa odaklanıp, parmağın üzerindeki çizgilere bakmak. Zihnin aynı anda iki şeye odaklanamıyor.
  • Nefese odaklanmak; Nefes alıp vermeye odaklanmak kriz anında yapılabilecek bir diğer davranıştır.
  • Eft; Kişinin yaşadığı duyguyu içinden sürekli tekrarlaması panik atak anında yapılabilecek bir diğer davranıştır. Yani öldürülmekten korkuyorum, öldürülmekten korkuyorum… gibi

Panik Atak Sebepleri;

Preödipal Sebepler

Panik Atağın çocukluk yaşantılarıyla bağlantısı vardır. Panik atakta iki tane temel sebep vardır. Birincisi ailede panik olan bir ebeveyn veya bakıcı vardır. Ailede panik olan bu kişiyle çocuk özdeşim kurar. Yani bu kişiyi taklit eder. Panik atak geçiren kişiler çoğunlukla normal hayatlarında çok hızlı hareket eden kişilerdir. Hızlı yürürler, hızlı yemek yerler, hızlı sevişirler. Kişi bunu çocukluğunda bir ebeveyninden ya da bakıcılarından birinden(anne,baba, hala, babane,teyze vs) görmüş olabilir.

Ödipal Sebepler

Bir diğer sebep ise Ödipal sebeplerdir. Yani kişi çocukluğunda ödipal dönem dediğimiz ortalama 3-6 yaşlar arasında kalan dönemde annesiyle ya da babasıyla aşk yaşar. Çocuğun karşı cinsi keşfetmesiyle beraber ebeveyninin beğenisi almak için uğraşır. Örneğin erkek çocuğu bu dönemde büyüdüğü zaman annesiyle evlenme hayalleri kurar. Bu bu dönem için geçici ve normal bir şeydir. Çocuk bu hayalleri kurarken ona rakip olan hemcinsinden de korkar yani babasından. Annesiyle evlenirse babası ona kızar diye düşünür. Babanın kızması tehlikelidir yani baba kızarsa çocuğu öldürebilir. Panik atak hastalığı olan kişiler çocukluklarında yaşadıkları bu korkuyu yetişkin hayatlarına taşırlar. Dışarda bir kadın beğendiklerinde babanın onu cezalandırmasından ya da öldürmesinden korkarlar.

İnsan Kendi Kendini Yatıştırabilen Bir Varlıktır

Bizi hayatta tutan ikinci mekanizma ise yatıştırma ve bakım bakım verme mekanizmamızdır. İnsan hayatta kalabilmek için bakıma ihtiyacının süresi en uzun olan memelidir. Bebek dünyaya geldiğinde ona bakım verilmezse bebek kendi kendine bakım veremez. Yapılan araştırmalar fiziksel bakımın dışında dokunulmayan bebeklerin hayata tutunamadığını ve öldüğünü göstermiştir. Yani insan doğduğu andan itibaren hem fiziksel hem de duygusal bakıma muhtaçtır. Bebek ağladığında bebeğin ihtiyacını ebeveyni karşılar. Örneğin bebek aç olduğu için ağlıyorsa ve canı yanıyorsa anne ona meme verir ve bebek sakinleşir. Süreçte bebek biraz daha büyüdüğünde vücuduna herhangi bir zarar geldiğinde örneğin parmağı yandığında anne bebeğin parmağını öper, bebeği okşar ve acısını dindirmeye çalışır. Çocuklar düştüklerinde annelerinin yanına koşup annenin çocuğun acısını dindirmesini beklerler. Bir süre sonra çocuk kendi kendini yatıştırmayı öğrenir. Annenin çocuğa yaptığı bakımı çocuk kendi kendine vermeye başlar. Düştüğünde kendi dizine kendisi dokunur ve kendi yarasının acısını kendisi hafifletmeye başlar.

Panik Atak Tedavisi;

Panik atak hastalarının çoğunun en büyük korkusu tekrar panik atak geçireceğim korkusudur. Psikoterapi tekniği ile panik atağın tedavisi mümkündür. Terapide panik atağın öncelikli olarak sebebi bulunur ve danışana fark ettirilir. Farkındalıkla beraber danışan süreçte duygularını anlamlandırmayı ve kontrol altına almayı öğrenir. Bizim zihnimiz karışıklıktan endişe duyar, duygularını anlamak ve kendi kendine yorumlamayı öğrenmek danışanın dışarıdaki hayatında daha konforlu ve daha az kaygılı yapar.